
# Tabak mısın, it bokuna muhtaçsın.
# Tabak sevdiği deriyi yerden yere çalar.
# Tabak sevdiği deriyi yerden yere çarpar.
# Tabancanın dolusu bir kişiyi,boşu kırk kişiyi korkutur.
# Tabancanın dolusu bir kişiyi korkutur, boşu kırk kişiyi.
# Tabağa sorarsan dünyada fena koku olmaz.
# Talihsiz hacıyı deve üstünde yılan sokar.
# Tamah varken müflis acından ölmez.
# Tan yeri ağarınca hırsızın gözü kararır.
# Tandır başında bağ dikmek kolaydır.
# Tarla çayırda, bağ bayırda.
# Tarla çayırda,bağ bayırda.
# Tarlada izi olmayanın harmanında yüzü olmaz.
# Tarlanın iyisi suya yakın, daha iyisi eve yakın.
# Tarlanın taşlısı, kızın saçlısı, öküzün başlısı.
# Tarlayı düz al, kadını kız al.
# Tarlayı koçan zaptetmez, saban zapteder.
# Tarlayı taşlı yerden, kızı kardaşlı yerden.
# Tas yere düşmeden çanlamaz.
# Tatarın kılavuza ihtiyacı yok.
# Tatlı tatlı yemenin acı acı geğirmesi olur.
# Tatlı ye, tatlı söyle.
# Tatsız aşa tuz neylesin, akılsız başa söz neylesin.
# Tavuk gelen yerden yumurta esirgenmez.
# Tavuk kaza bakmış da kıçını yırtmış.
# Tavuğun sadakası bir yumurta.
# Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış.
# Tavşan dağda, suyu ateşte.
# Tavşanı tazı tutar, çalımı avcı satar.
# Tayfanın akıllısı, geminin dümeninden uzak durur.
# Taze bardağın suyu soğuk olur.
# Taş altında olmasın da dağ ardında olsun.
# Taş düştüğü yerde ağırdır.
# Taş taşa söykenir.
# Taş çömleğe çarparsa vay çömleğin haline, çömlek taşa çarparsa yine vay çömleğin.
# Taşı ısıramayanın öpmesi gerekir.
# Taşıma su ile değirmen dönmez.
# Tebdil-i mekanda ferahlık vardır.
# Tebdili mekanda ferahlık var.
# Tedariksiz aptes bozmaya oturan, domalı domalı taş arar.
# Tek kanatla kuş uçmaz.
# Teke eti ilaç olur, keçi eti yel olur.
# Tekkeyi bekleyen çorbayı içer.
# Tembele iş buyur sana akıl ögretsin.
# Tembele kapını ört demişler, yel eser örter demiş.
# Temel taşı temelde, köşe taşı köşede gerek.
# Temiz iş altı ayda çıkar.
# Tencere demiş, dibim altın.
# Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş.
# Terazi var, tartı var; her bir şeyin vakti var.
# Tereciye tere satılmaz.
# Terzi kendi söküğünü dikemez.
# Terziye dinlen demişler, ayağa kalkmış.
# Terziye göç demişler, ignem başımda demiş.
# Tevekkelin gemisi batmaz.
# Teyze, ana yarısıdır.
# Teyzemin taşağı olsa dayım olurdu.
# Teşbihte hata olmaz.
# Tilki benim için demem ama üzümsüz bağın kökü kurusun demiş.
# Tilki tilkiliğini anlatıncaya kadar post elden gider.
# Tilkinin dönüp geleceği yer, kürkçü dükkanıdır.
# Tilkiye tavuk kebabı yer misin demişler; adamın güleceğini getiriyorsunuz demiş.
# Tok, acın halinden bilmez.
# Tok ağırlaması güçtür.
# Tok iken yemek yiyen, mezarını dişiyle kazar.
# Tokmağı baş kazık yer.
# Top otu beylikten olunca güllesi Bağdat’a gider.
# Topalla gezen, aksamak öğrenir.
# Toprağı işleyen, ekmeği dişler.
# Turpun sıkından seyreği iyidir.
# Tutulan sakal yolunur.
# Tutulmayan uğru, beyden doğru.
# Tuz ekmek hakkını bilmeyen kör olur.
# Türk’ün aklı gözünde.
# Türk’ün aklı sonradan gelir.
# Türk’ün aklı ya kaçarken yada sıçarken gelir.
# Türk karır, kılıcı karımaz.
# Tırnağın varsa başını kaşı.
# Tabancanın dolusu bir kişiyi, boşu kırk kişiyi korkutur.
# Tandır başında bağ dikmek kolaydır.
# Tartılırsan denginle tartıl.
# Tasa doyurur, acı acıktırır.
# Taş başında bir gömlek, saç başında bir ekmek, dünyada gezenim yok, ahirette mezarım yok (Nuruz anadan (Nevruz Mak) F. Dağdaş, 8.4.2000):
# Taş yerinde ağırdır.
# Taşıma su ile değirmen dönmez.
# Taşla varana aşla (aş ile) var! : Düşmanlığı devam ettirme. Öfkeli olma! İşin oluruna git! anlamında (Ayşe ŞENER, Akseki-Kuyucak, 15.01.2005)
# Tatlı söz (dil) yılanı deliğinden çıkarır.
# Tavşan (Fare) dağa küsmüş dağın haberi olmamış.
# Tedbirde kusur koyup takdire bahane bulma! (1962’li Emel İlter’den naklen Said Dağdaş,Ankara, 18.12.2002): Tedbirini almadan Allah’ın takdirine bahane arama…
# Tekkeyi bekleyen, çorbayı içer.
# Tembele iş buyur sana akıl öğretsin.
# Tereciye tere satılmaz.
# Tırnağın varsa başını kaşı.
# Tırnağın varsa kaşın, yoksa düşün.
# Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkânıdır.
# Tok açın halinden anlamaz.
# Tok ağırlaması güçtür.
# Topalla gezen aksama öğrenir.
# Toplum içinde eşeğin kuyruğunu kesme, mahna veren çok olur (Nevşehirli İlhan Arısoy’dan naklen Celil Yaman, 1979’lu, Bartın-Ulus’lu)!: Kızgınlıkla, öfkeyle açıkça uygunsuz iş işleme, yapma, ayıplanırsın! anlamında. Mahna vermek deyimi; ayıplamak, kusur bulmak anlamındadır.
# Türk milleti pazarlıkta utanır, kavga etmekte utanmaz |