Her yıl 27 Eylül’de çeşitli etkinliklerle kutlanan Dünya Turizm Günü, bu yıl da coşkuyla kutlanıyor.
Anadolu Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Mustafa Çakır, Dünya Turizm Günü’nün amacını “İnsanlar arasında huzur, barış ve karşılıklı güvenin tahsis edilmesi amacıyla insanların birbirlerini tanıma ve turizm bilincinin pekiştirilmesi” olarak dile getirdi.
Prof. Dr. Mustafa Çakır “Turizm, ülkeler arası huzur, barış ve karşılıklı güven ortamının sağlanmasında; ülkelerin ekonomilerine canlılık kazandırılmasında önemli bir etkendir. Bu gerçekten hareket eden Dünya Turizm Örgütü (WTO), 27 Eylül günlerinin Dünya Turizm Günü olarak kutlanmasını istemiştir.1980 yılında İspanya’da toplanan Dünya Turizm Örgütü (WTO) tarafından yapılan bu öneri, Birleşmiş Milletler tarafından da benimsenmiştir” sözleriyle Dünya Turizm Günü’nün nasıl oluşturulduğunu anlattı.
Mustafa Çakır “ Dünya Turizm günü her yıl farklı bir ülkede farklı bir tematik çerçevede kutlanmaktadır. Örneğin geçtiğimiz yıl bu yılın da aktüel konusu olabilecek çevre konusu ele alındı. Gana’da gerçekleştirilen etkinliklerde, özelikle iklim değişiklikleri üzerinde duruldu” şeklinde konuştu.
Çakır, turizm hareketliliği ve ekonomiye katkısı bakımından Türkiye ile ilgili değerlendirmeleri şu sözlerle dile getirdi: “Ülkemize Ocak-Haziran 2009 arası gelen yabancı konuk sayısı, 10 milyon 590 bin kişidir. 2009 yılının ilk altı ayı verilerine göre Türkiye’nin toplam turizm geliri 6 milyon 710 bin dolardır. Kısa adı TURAD olan Turizm Araştırmaları Derneği’nin Merkez Bankası 2000-2009 dönemi ödemeler dengesi bilançolarından yararlanarak yaptığı araştırmaya göre, krizde turizm gelirlerinin öneminin giderek arttığı tespit edilmiştir. Buna göre, son 12 ayda 32 milyar dolar olarak gerçekleşen dış ticaret açığının yüzde 55’ini net turizm gelirlerinin finanse ettiği anlaşılmıştır.”
Mustafa Çakır, Türkiye’nin Dünya Turizm Günü’nü kutladığını belirterek, “Özellikle devletin en üst makamları tarafından anılan günde, sektöre Türkiye’nin turizm politikalarını özetleyen mesajlar yayınlanıyor ve sektör temsilcileri de bugünü değişik etkinliklerle hatırlayıp kutluyorlar. Türkiye’nin doğal çevre ve kültürel varlıklarını UNESCO tarafından belirlenen ölçütlerle koruması, yaşatması gibi bir amacı var. 2010 yılında özellikle İstanbul’un Avrupa kültür başkenti olması münasebetiyle gerçekleştirilen etkinliklerle somut olmayan kültürel mirasa yapılan vurgu gelecek yıldaki durumumuzu belirleyecek” dedi.