Şuan Yomralılar.Com da 0/6 Kişi Online
Anasayfan YapFavorilerine EkleE PostaPlayerHarita
Yomra (Yomra'ya Hoş Geldiniz) Trabzon İli Yomra İlçesi Web Sitesi
Yomralilar Google   
Bugün 10.02.2012 
          
ANASAYFA
        
FORUM
        
HABERLER
        
DOSYALAR
        
ŞİİRLER
        
RESİMLER
        
VİDEOLAR
        
FİLMLER
        
MODÜLLER
        
YARIŞMA
        
SİZİN SAYFANIZ
        
HESABIM
  Üyelik      Hatırla    Yeni Kayıt - Şifremi Unuttum -      Aklından Neler Geçiyor ? CANLI DESTEK
» Yangından Korunma Haftası ( İtfaiyecilik Haftası ) - 25 Eylül - 1 Ekim Önceki  Sonraki

Ateşin denetimden çıkıp gittikçe büyümesine yangın denir.

Yurdumuzda her 25 Eylülü izleyen hafta Yangın Haftası olarak değerlendirilir. Hafta süresince çeşitli yayın organları ile halka, okullarda öğrencilere yangının zararları anlatılır. Korunma yolları ve alınması gereken önlemler belirtilir.

Yurdumuzda itfaiye örgütü kurulmadan önce Davud isimli biri Fransa'da gördüğü Didon denilen yangın tulumbasından esinlenerek, ilk yangın söndürme aracını yaptı. Tulumbayı taşıyan, yangını söndüren kişilere Tulumbacı denirdi. Her mahallenin tulumbacıları ayrı idi. Kentin bir yerinde yangın çıkınca, tulumbacılar, tulumbalarını sırtlarına alır, bağıra bağıra koşarak yangın yerine giderlerdi.

Ülkemizde ilk yangın söndürme örgütü 1914 yılında kuruldu. Yangın söndürme örgütüne İtfaiye, yangını söndüren görevlilere de İtfaiyeci denir.

Eskiden kentin yüksek bir binasının tepesinde ya da yangın gözlemek için özel olarak yapılmış bir kulede gözcü bulunurdu. Herhangi bir yerde çıkan yangını gözcüler, tulumbacılara bildirir, tulumbacılar da tulumbayı sırtlar, sokaklarda bağıra bağıra yangın yerine gelirler ve yangını söndürürlerdi.

Yangın söndürme görevi 25 Eylül 1923 tarihinde belediye hizmeti olarak kabul edildi. Bugün belediyelerde ve büyük endüstri kuruluşlarında itfaiye örgütü vardır.

İtfaiyenin yangın söndürmede kullandığı araçlar şunlardır:

İçi su dolu tankerler,
köpük depolanan ve püskürten aygıtlar,
üstünde birbiri içine giren, açıldığında çok yükseklere uzanan merdiven bulunan taşıt araçları,
kazma,
kürek,
ip,
çengel,
hortum ve
benzerleridir.

Bilim ve tekniğin ilerlemesiyle motorlu araçlarda ve yapılarda itfaiye gelinceye dek kullanılan yangın söndürme tüpleri yapıldı. Yangın anında bu tüpleri kullanabilmemiz için, nasıl kullanıldığını ve nerede bulunduğunu bilmemiz gerekir.

Yangın çıkar çıkmaz komşularımıza haber verip onların yangına karşı önlem almasını sağlarız. Böylece komşularımız yangından zarar görmemiş olurlar. Yangının söndürülmesinde de bize yardımcı olurlar.

Yangın çıktığında bu ilk girişimlerle birlikte, yangının çıktığı yeri, varsa itfaiye örgütüne bildirmemiz gerekir. Yanma olayının nedeni, havada bulunan oksijendir. Yangın çıkar çıkmaz yakınımızda yangın söndürme tüpü varsa onu kullanarak ateşin üstünü köpükle kapatmalıyız. Tüp yoksa ateşi kum, halı, kilim, battaniye vb. ile örtüp hava almasını önlemeliyiz. Biz bu önlemleri almakla ateşin hava ile olan ilişkisini kesmiş oluruz. Böylelikle hava içinde bulunan oksijen ateşle birleşemez. Yangın olayı da sona erer.

Yangının Başlıca Nedenleri:

Yanan soba kapağının açık bırakılması,
Sigaranın söndürülmeden atılması,
Gaz lambası veya mumun yanık bırakılması,
Çıplak elektrik tellerinin birbirine değmesi,
Orman ve korularda yakılan ateşin iyice söndürülmeden bırakılması,
Kibrit ve ateşle oynanması,
Yanıcı, patlayıcı maddelerin bulundukları yerde sigara içilmesi,
Yanan kibritin yere atılması… gibi nedenlerdir.

Dikkatsizlik yüzünden küçücük bir kıvılcımın başlattığı yangın bir mahalleyi yakar, kül eder. Orada yaşayanların ölmesi, yaralanması, evsiz kalması sonucunu doğurur. Ormanda çıkan yangın kısa sürede büyük orman alanlarını yok eder. Geriye verimsiz ve çorak topraklar kalır. İşyerlerinde, fabrikalarda, atölyelerde çıkan yangınlar binaların, makinelerin, tezgahların, fabrika depolarında bulunan malların yok olmasına ve çalışanların işsiz kalmasına neden olur.

Yangına karşı işyerleri, evler, eşyalar, ürünler sigorta ettirilmelidir. Bu durumda yangından zarar görenlerin zararları sigorta şirketlerince ödenir.

Yangınların çoğu dikkatsizlik sonucunda çıkmaktadır.

Bu hafta içinde öğrendiklerimizi yaşam boyu uygulayalım. Yangın çıkmaması için dikkatli olalım. Gerekli önlemleri alalım.

AÇIKLAMA -2- Deprem, sel ve yangın gibi felaketler; insanların hem canına, hem malına zarar verirler.

Yangın en tehlikeli felakettir. Önüne çıkanı yakar, kül eder. Siler, süpürür, ortadan kaldırır. Tedbirsizlik ve dikkatsizlik yüzünden çıkan yangınlar, büyük zararlar doğurur. En küçük kıvılcımdan, korkunç yangınlar çıkar. Küçük bir odada çıkan yangın, önce eve yayılır, sonra komşu evlere, mahalleye ve kısa bir süre içinde de koskoca bir şehre yayılır.

Kısa bir anda yüzlerce bina yanar, kül olur. Eşyalar, insanlar, hayvanlar yanar, yok olur. Büyük maddi - manevi zararlar meydana gelir.

Hele orman yangınları daha çoktur. Ülkemizin milli serveti olan ormanlar yok olur. Okullarda, radyo ve televizyonlarda yangınla ilgili konuşmalar yapılır. Gazete ve dergilerde bu konuda yazılar yayımlanır. Yangının yaratacağı ve yarattığı zararlar halka anlatılır. Öğrencilerin, bu konuda daha dikkatli olmaları istenir. Yangından korunma yolları öğretilir. Herkese yangın hakkında bilgi verilir.

Yangın dikkatsizlik sonucu ortaya çıkar. Çocukların ateş ve kibritle oynamaları, insanların ormanların içinde gelişigüzel ateş yakmaları büyük yangınlara sebep olur.

Yangından korunmak için ateşle oynamamalıyız. Yanmakta olan ocakta, mangalda ve sobada etrafa ateş parçaları düşürmemeliyiz. Yaktığımız kibriti söndürmeden atmamalıyız. Evde, okulda ve benzeri yerlerde elektrikle oynamamalıyız. Arıza yapar, yangına sebep olur.

Dışarılarda başıboş yanan ateşi toprak, kum örterek, su dökerek söndürmeliyiz. Her binada yangına karşı tedbir almalıyız. Binalarda kum ve su kapları, yangın baltaları, kazma ve kürek bulundurmalıyız. Yangın çıkınca, durumu hemen itfaiyeye bildirmeli, itfaiye gelene kadar yangının büyümesini, yayılmasını engellemeliyiz.

Yangından zarara uğrayanlara Kızılay yardım eder. Böyle bir felakete uğrayan kimselere, Kızılay'ın yardımını beklemeden herkes yardım etmelidir. Hele komşular daha önce yardıma koşmalıdır.

ÜÇÜNCÜ KATTA ÇIKAN YANGIN

Odanın içinde bir yanık kokusu. Hemen anlar kadın.

"Yusuf, kalk, kalk. Yanıyoruz." Hemen fırlar kadın. "Şamdan nerede, şamdan?" Mumu yakar.

Oda kapısını açmasıyla kapaması bir olur. Dışarıdan içeriye öyle bir duman saldırır ki, gözlerinin içi yanan kadın "ayy" diye bağırır ve aksırmaya başlar. "Yanıyoruz. Alt kat da tutuştu. Kalkın çocuklar." Fakat nereye kaçacaklar? Üçüncü kat.

"Yusuf, Yusuf" Adam şaşkın. Sanki direk. Odanın ortasına saplanmış duruyor. "Zehra, baba, çocuklar."
Kadın bir daha kapıya koşuyor. Fakat gene açmasıyla kapaması bir oluyor. Bu sefer merdivende alev görüyor ve pencereye koşup avazı çıktığı kadar bağırıyor. Komşular uyanıyorlar. Sokakta bir gürültü kopuyor. Her pencereden bir çığlık, aşağıda komşular.

"Cayır cayır yanacağız, imdat !.." diye bağırıyor kadın. Yalnız karşıki evde, üst kat pencerelerden ona seslenen Koltukçu İbrahim Efendi: "Eda Hanım diyor, sık dişini, şimdi itfaiye gelecek. Çarşaf tutarlar, atlarsınız. korkma, gelecek itfaiye." Kadın çılgına döner. Babuş ağlar, bağırır. Yusuf'la Zehra'da ses yok. İkisi de put. Eda Hanım bir kapıya, bir pencereye koşar. Sonra kocasının yanına yürür: "Yusuf. Sersem !.. Yaktın bizi. Kim bilir şamdanı nasıl tuttun ? Perde mi tutuştu. Ne oldu ? Yanıyoruz. Hep birden yanacağız şimdi, cayır cayır."

Yusuf, kalbi de var onun; elini göğsüne götürüyor. Nefes alamıyormuş gibi bir hali var. Sokakta gürültü, telaş, kıyamet. Odanın içini korkunç bir sıcaklık kaplıyor. Duman doluyor içeriye. Şimdi tutuşacaklar. Artık gözlerini açamaz oluyorlar. Babuş'un sesi de kesiliyor. Boğuldu mu oğlan? "Evladım, evladım."

Eda Hanım gözlerinin içi yanarak, elinde şamdan, çocuğa doğru koşarken mum sönüyor. Zifiri karanlık. Alt kattan ve merdivenden çatırtılar geliyor. Tutuşan tahtaların çatırtısı. Eda Hanım bayılmak üzereyken itfaiyenin çanlarını duyuyor ve pencereye koşuyor.

"Çabuk, a dostlar, çabuk, yanıyoruz, kül olacağız şimdi." Aşağıdan ona bağırıyorlar. Fakat ne söylediklerini anlamıyor. Eğilip bakıyor. Orta katın pencerelerinden alevler fışkırmakta. Gene haykırıyor, haykırıyor. Koltukçu İbrahim Efendi'nin sesi ona: "Korkma, çarşaf geriyoruz. Önce çocuklar, sonra siz." diyor. "Kim o? Kimsin sen?" "Biz itfaiye. Korkma hanım, önce çocuklar atlasın. Haydi çabuk."

Eda Hanım, yanıbaşına kadar gelen Babuş'u kapıyor, pencereden aşağı fırlatıyor. Gene aynı ses : "Tamam, kurtuldu o, şimdi öteki." Arkasından Zehra Hanım atlıyor. Sonra Eda Hanım, fakat çarşafın üstüne düşer düşmez bayılıyor.

   
» Modüller
Fıkralar İçerik 243
Oyunlar İçerik 214
TARİFLER İçerik 682
Şiirler İçerik 171
Kitaplar İçerik 10
Sorgulamalar İçerik 9
Mezarlıklar İçerik 6
Biyografiler İçerik 14
Müzikler İçerik 45
Sağlık İçerik 41
Filmler İçerik 520
Ödevler İçerik 41
Ata Sözleri İçerik 26
Islami_Bilgiler İçerik 47
» Ödev Kategorileri
BELİRLİ GÜN VE HAFTALAR 1
İlköğretim Haftası - Şiirler 41
 » Son Ödevler
İLKÖĞRETİM HAFTASI - ŞİİRLER
Yazan : ByNuri Hit : 97
Tarih : 01.Mar.2010 15:11:54
KIZILAY HAFTASI
Yazan : ByNuri Hit : 97
Tarih : 01.Mar.2010 15:09:59
YEŞİLAY HAFTASI
Yazan : ByNuri Hit : 100
Tarih : 01.Mar.2010 15:06:27
ÇANAKKALE ZAFERİ
Yazan : ByNuri Hit : 97
Tarih : 01.Mar.2010 15:04:31
AHİLİK HAFTASI - Ekimin 2. pazartesi ile
Yazan : ByNuri Hit : 149
Tarih : 01.Mar.2010 15:02:02
DÜNYA TİYATRO GÜNÜ
Yazan : ByNuri Hit : 88
Tarih : 01.Mar.2010 15:00:30
ANKARA'NIN BAŞKENT OLUŞU
Yazan : ByNuri Hit : 117
Tarih : 01.Mar.2010 14:57:43
ANNELER GÜNÜ
Yazan : ByNuri Hit : 95
Tarih : 01.Mar.2010 14:55:49
ATATÜRK HAFTASI
Yazan : ByNuri Hit : 93
Tarih : 01.Mar.2010 14:53:41
ATATÜRK'ÜN ANKARAYA GELİŞİ
Yazan : ByNuri Hit : 139
Tarih : 01.Mar.2010 14:51:09
AVRUPA GÜNÜ
Yazan : ByNuri Hit : 133
Tarih : 01.Mar.2010 14:50:06
BABALAR GÜNÜ - Haziranın 3. Pazar Günü
Yazan : ByNuri Hit : 106
Tarih : 01.Mar.2010 14:45:39
BİLİM VE TEKNOLOJİ HAFTASI (8 - 14 Mart)
Yazan : ByNuri Hit : 94
Tarih : 01.Mar.2010 14:43:45
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GÜNÜ
Yazan : ByNuri Hit : 78
Tarih : 01.Mar.2010 14:42:40
CAMİİLER HAFTASI - Ekim Ayının 1. Haftas
Yazan : ByNuri Hit : 98
Tarih : 01.Mar.2010 14:39:57
 » Hit Ödevler
AHİLİK HAFTASI - Ekimin 2. pazartesi ile
Yazan : ByNuri Hit : 149
Tarih : 01.Mar.2010 15:02:02
ATATÜRK'ÜN ANKARAYA GELİŞİ
Yazan : ByNuri Hit : 139
Tarih : 01.Mar.2010 14:51:09
AVRUPA GÜNÜ
Yazan : ByNuri Hit : 133
Tarih : 01.Mar.2010 14:50:06
ANKARA'NIN BAŞKENT OLUŞU
Yazan : ByNuri Hit : 117
Tarih : 01.Mar.2010 14:57:43
DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ - KONUŞMA
Yazan : ByNuri Hit : 115
Tarih : 01.Mar.2010 14:29:38
BABALAR GÜNÜ - Haziranın 3. Pazar Günü
Yazan : ByNuri Hit : 106
Tarih : 01.Mar.2010 14:45:39
Dünya Turizm Günü kutland
Yazan : ByNuri Hit : 101
Tarih : 01.Mar.2010 13:41:36
YEŞİLAY HAFTASI
Yazan : ByNuri Hit : 100
Tarih : 01.Mar.2010 15:06:27
CAMİİLER HAFTASI - Ekim Ayının 1. Haftas
Yazan : ByNuri Hit : 98
Tarih : 01.Mar.2010 14:39:57
ÇANAKKALE ZAFERİ
Yazan : ByNuri Hit : 97
Tarih : 01.Mar.2010 15:04:31
KIZILAY HAFTASI
Yazan : ByNuri Hit : 97
Tarih : 01.Mar.2010 15:09:59
İLKÖĞRETİM HAFTASI - ŞİİRLER
Yazan : ByNuri Hit : 97
Tarih : 01.Mar.2010 15:11:54
ANNELER GÜNÜ
Yazan : ByNuri Hit : 95
Tarih : 01.Mar.2010 14:55:49
BİLİM VE TEKNOLOJİ HAFTASI (8 - 14 Mart)
Yazan : ByNuri Hit : 94
Tarih : 01.Mar.2010 14:43:45
ATATÜRK HAFTASI
Yazan : ByNuri Hit : 93
Tarih : 01.Mar.2010 14:53:41
 » Benzer Ödevler
Yangından Korunma Haftası ( İtfaiyecilik
Yazan : ByNuri Hit : 87
Tarih : 01.Mar.2010 13:46:04
» Ödev Ara
Başlıklarda : İçeriklerde :
» Ödev İstatistikleri
» Ust Kategori (1)
» Alt Kategori (1)
» Ödev (41)
» Okunma (3378)
» Yorum (0)
» Toplam Adettir
» CopyrightYukarı Git
2oo6-2o10 © Copyright Made in Trabzon
Site Design Coding © C.C.P. Full System V 6.0 - İçerik Yönetim Sistemi - 2010

YASAL UYARI

Sitemizde yayınlanan filmler dosyalar dökümanlar yazılı görsel işitsel ve programsal tüm içerikler kopyadır ve tanıtım amaçlıdır hak sahiplerinin isteği doğrultusunda siteden 24 saat içinde kaldırılırAyrıca sitemizde bulunan içerikler orjinal kalitesinde değildir hayal kırıklığına uğramamak için orjinallerini satın almalısınız ve içerikleri bilgisayarınızda 24 saatten fazla tutmanız T.C. yasalarına göre suç sayılırButür içeriklerden sitemiz sorumlu değildir ekleyen ve kullanan üyeler tüm sorumluluğu kabul etmiş sayılır.